E

E-BÜLTEN  :

Bizler denizcilik sektöründe faaliyet gösteren Meslek Dernekleri

Değerli üyelerimiz,

Bir yıl daha geride kaldı. Giderek artan bir hızla yitirdiğimiz yıllar, denizciliğimize ve camiamıza daha çok sorumluluklar, daha çok çalışmalar yapma zorunluluğu yüklemektedir.
Bu sorunları aşmada, başta idare ve idareye bağlı yetkili birimlere, tüm denizci sivil toplum kuruluşlarına, denizciliğimizin gelişmesi ve dünya üzerinde hak ettiği yeri alması için çalışan kurumlara ve de en önemlisi siz deniz emekçilerine büyük görevler düşmektedir.

 
 
  Şifremi Unuttum  ׀  Yeni Üye
   

Derneğimizin değerli üyelerinden Kaptan Abdürrahim AKARSU'nun (YDO'51) eşi Karin AKARASU 13 Kasım 2008 günü vefat etmiştir. Merhumenin ailesine sabırlar ve başsağlığı dileriz. Saygılarımızla.

Üyelerimizle ilgili                    yayınlanmasını istediğiniz haberleri lütfen bize yollayın yayınlayalım

Değerli üyemiz Kaptan İsmail Karakurt'un ( YDO'86 ) 16.11.2007 tarihinde Ece Deniz ismini verdikleri bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Üyemizi ve ailesini tebrik eder, Sevgili Ece Deniz'e sağlıklı ve mutlu uzun ömürler dileriz.

Derneğimizin değerli üyelerin den Kaptan Ömür ÖZTAŞKIN (YDO'68) Anjio olmuştur ve sağlık durumu iyidir. Kendisine geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz..

Değerli üyemiz Kaptan Saim SİVRİ ( YDO'76 ) 31.10.2007 tarihinden itibaren AKTİF DENİZCİLİK'te Genel Müdür olarak göreve başlamıştır. Kendisine yeni görevinde başarılar dileriz.

Adres için tıklayınız.

Yönetim Kurulu üyemiz Kaptan Kader Terzi (YD0'91) MİRA Denizcilik ve Gemi İşl.Tur.San.Ltd.Şti.'de Genel Müdür olarak göreve başlamıştır. Kendisine yeni görevinde başarılar dileriz.

Adres için tıklayınız.

Yönetim Kurulu Muhasip üyemiz Kaptan Can Kıraç (YD0'77)'ın amcası Dr.Salim Kıraç vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı, sabır ve metanet dileriz.

Derneğimizin değerli üyelerinden Kaptan Ömür ÖZTAŞKIN (YDO'68) Fıtık ameliyatı geçirmiştir ve sağlık durumu iyidir. Kendisine geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.

Derneğimizin değerli üyelerinden Kaptan Altay ALTUĞ (YDO'52) By- Pass Ameliyatı geçirmiştir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizle en kısa sürede acil şifalar dileriz.

İTÜ Denizcilik Fakültemizin uzun yıllar hizmet vermiş değerli hocalarından, hukuk hocamız Sayın Tarcan ÜSTEK 31 Ağustos 2007 Cuma günü saat 18:00 de vefat etmiştir. Hocamıza Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı, sabır ve metanet dileriz.

Derneğimizin değerli üyelerinden Kaptan Tahir Sarıoğlu'nun (YDO'74 ) kayınvalidesi ve aynı zamanda merhum üyemiz Kaptan Ziya Turan'ın ( YDO'44) saygıdeğer eşi Muzaffer Turan vefat etmiştir. Merhumenin ailesine sabırlar ve başsağlığı dileriz. Saygılarımızla.

Derneğimizin değerli üyelerinden Hüseyin Kolluoğlu ( YDO'77 ) ASLI Deniz Taşımacılığı ve Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.'de Gemi Kiralama ve Operasyon Müdürü olarak göreve başlamıştır. Kendisine yeni görevinde başarılar dileriz.

Adres için tıklayınız.

Derneğimizin değerli üyelerinden Kaptan Ersen Hansoy başarılı bir safra kesesi ameliyatı geçirmiştir.
Kendisine geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.

 
Yeni Sayfa 1

 

DEFAV 12. Geleneksel Dayanışma

  Gecesi.

Türk Denizcilik Filosuna yeni bir

  gemi daha katıldı.

Türk Loydu 48. dönem Genel Kurulu

2007 Yılı Seminerleri

Üyelerimizin Dikkatine...

Tahıl "HUBUBAT" yükü taşımacılığı

Lloyd's Register - Türk Loydu ...

Old baba evine dönüyor.

Karadeniz’deki yeni komşumuz...

Denizci hayatında iz bırakan

   anılar.

Görev Şehidi Kaptan Lütfü Berk.

Türk Uzakyol Gemi Kaptanları.

Türk Denizciler Sendikası.

Limanlarımızı Açmanın Bedeli.

Denizcilik ve Eğitim Camiamızın.

Guatemala’ da Gemi Ambar.

Denizci olmak mı?

Kaptan Cahit İstikbal yeniden..

Meslektaşımız Kaptan Ş. Nedim..

Trafikte Yol İsteme Kavgasında...

Derneğimiz tarafından Kıyı Emniyeti.

Derneğimizin 28. Genel Kurulu...

Küresel Isınmayı Hesaba Katmak...

Unutulmaz Bir Boğaz Gezisi...

Başkandan Yazı

Gemilerde "Dökme Hurda Demir- 

  (Scrap)" Yangını.

Piri Reis Haritası Esrarı.

Dernek Kanunu.

Danimarka Sularında Seyir.

Kapı Açık.

IMO 2004

Deniz Emniyet Kanun Tasarı Tas..


06/02/2007

2007 yılı üye aidatlarımız 70.00.- YTL'sıdır. Ödemelerinizi derneğimize şahsen veya sayfamızdaki hesap numaramıza ödeme yapabilirsiniz. İlginiz ve ödemeleriniz için  teşekkür ederiz.

05/04/2006
Derneğimizin 25 Mart 2006 Cumartesi günü yapılan 30.Olağan Genel Kurulu  neticesinde, Yönetim Kurulu Üyelerimizin görev dağılımı aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Kapt. Ömer SALCI
Yönetim Kurulu Başkanı
Kapt. Ali CÖMERT
Yönetim Kurulu II. Başkanı
Kapt. Cengiz KARABÜBER
Genel Sekreter
Kapt. Müjdat ALBAYRAK
Üye
Kapt. Can KIRAÇ
Muhasip Üye
Kapt. Kader TERZİ
Üye
Kapt. Baybora YILDIRIM
Üye

28/02/2006
Tüm üyelerimizin adres, telefon ve e-mail adreslerini kendilerine ulaşmamız açısından en kısa zamanda güncellemesi gerekmektedir. kaptan@turkcaptains.org 

Jaluzi_stor_perde_modelleri   Satılık_oto_araba_ilanları

 

• Denizci hayatında iz bırakan anılar.

Yazan Kapt. İlhan Özyurt YDO'66

Bu anılarımda, gemilerde ki yaşam şartlarının ne kadar zor ve gemi idarecilerinin işlerinin karmaşıklığı karşısındaki tutumlarının çok önemli olduğunu anlatması bakımından uygun gördüğümden yazmaya karar verdim. Bazı konularda ki yazdıklarım kendi görüşümdür.

1980 yılının bir sonbahar mevsiminde Işıklar Holding Bargem Denizcilik firmasına ait Rıza Işık isimli bir Koster'de Kaptan iken Muğla'nın Güllük limanından yüklediğimiz Kömür yükü ile Romanya'nın Köstence limanına tahliyeden sonra yeni seferimizi beklemek üzere liman dışında demirlemiştik. Gemi ambarlarını temizleyip yeni seferimize hazırlandık. Birkaç gün sonra yeni sefer talimatı telgrafla geldi.

Yeni seferimiz, Tuna nehri içinde Ibrail'den (Braila) gübre yükleyip Türkiye'ye gidecektik. Benim Tuna nehrine ilk seferim olacaktı. Mevcut haritaları iyice inceledikten sonra Sulina önüne gelip demirledik. Tuna nehrinden çıkan son gemiden inen pilotlar bizim gemiye çıkarak girişi belirten şamandıranın kuzeyinden dar kanala girdik. Girişte küçük bir kasaba olan Sulina'da tahta bir rıhtıma yanaştık ve Pratika ve bazı kontrollerimiz tamamlandı ve buradan hareket ettik. Tuna nehrinin denize açılan kollarından şamandıralar arasından bazı kısımlarda ancak tek gemilerin geçtiği yerler, bazı geniş kısımlarda karşılıklı geçiş yapılmaktaydı. Braila limanı bizim tonajda ki gemilerin gidebileceği son limandı. Braila'ya kadar seyrimiz 24 saat sürdü ve 3 pilot değiştirdik. Tuna nehrinin bu kısmından altı düz satlar Avrupa'nın içlerine kadar gidilebilmekteydi. Nehir girişten itibaren sert akıntıya karşı yol alındığından sürat düşmekteydi. Tuna Deltasını geçtikten sonra Tulca isimli Türklerin yasadığı kasabanın önünden geçip, sonra nehir Rusya topraklarında ilerliyordu.

İlk önce Ismail ve Reni kasabalarının bitiminde tekrar Romanya içlerine girilmekteydi. Burada yasayan Türkler Gagavuz Türkleri olup, şimdi bu bölgede Moldova hükümeti kurulmuştur. Braila’ya gelmeden Galati şehrinin önlerinden geçerek demirledik. Braila'da iki küçük geminin yanaşacağı tahta bir rıhtım olduğundan yanaştırılmak için demirde beklendi. Tuna nehrinin hızlı akıntısında demir zinciri uzun kaloma edilmesi gerekmekte, kış ve ilkbaharda çift demir atmak gerekmektedir. Geliş polis ve gümrük kontrolleri kalabalık bir heyetle yapılmaktaydı. Kontrollerin sağlıklı ve sorunsuz diğer ikramların eksiksiz olması gerekmekteydi. Bu limanlara gelirken Armatör her turlu tedbiri almamıza yardımcı olmuştu. Hele bizim firmamız ikram mevzuunda her zaman çok bonkör davranmıştır. Nehir içinde demirli iken bilhassa gece yarısından sonra içlerinde kaşar peyniri, sebze meyve ve hatta canlı koyun yüklü kürekli sandallar gemilere yanaşarak satış yapmaktaydılar.

Komünist döneminde bu gibi yiyeceklerin şehirde pahallı ve bulunmaması, Amerikan sigarası karşılığında ucuza alınmaktaydı. Ancak zaman zaman bu alışverişlerde nehir içinde gezen devriye botları tarafından yakalanmalarda çok büyük cezalar kesilmekteydi. Demirde yakıtı ve suyu azalan gemiler çok ucuza kaçak olarak bunları sağlamaktaydı. Bu malzemeler yine Romen gemilerine anlaşmalı şekilde eksik teslim edilip sonradan satılmaktaydı. Bilhassa bu ülkeye gelen yabancı gemiler ve basta Yunan gemileri bu ucuz alışverişten çok istifade etmekteydi.

Bu makalenin konusu olan Çanakkale acentesi aracılığı ile gemimize atanan bir yağcının Köstence limanından sonra davranışlarının değiştiğine dair şikayetlerin arttığına tanık olmuştum. Bize gelen şikayetlerden bu yağcının gemiye geldiğinden birkaç gün sonra ve bilhassa Köstence limanında dışarı çıktıktan sonra içine kapandığını ve kimseyle konuşmadığını bildirdiler. Ben ve Bas Makinist tarafından yağcıyı kontrol altına almaya başladık.Gemi Braila iskelesine yanaştırıldı ve yüklemeye başlamıştı. Gemi yanaştıktan sonrada tekrar aranmıştı. Personelin çıkış pasları dağıtıldıktan sonra vardiyası olmayanlar heyecanla dışarıya çıktılar. İlk gün olduğundan ben gemide bulunmayı daima şiar edinmiştim.
Komünist ülkelerde Gemi Kaptanı hariç diğer personel saat 24.00’den evvel gemiye dönmesi gereklidir. Bunu ihlal eden personelin çıkış pası iptal edilir. Ben nöbetçi zabitine personeli kontrol etmesini söyledim. Nöbetçi zabit adı geçen yağcının gemiye gelmediğini ve gemiye gelen arkadaşlarının onun çok sarhoş olduğunu ve gemiye getiremediklerini söylediklerini bildirmişti. Biz onun başına bir olay geldiğine dair bir ön yargıya kapılmıştık. Bu yargımızın doğru olduğunu saat 01.00 sıralarında üstü başı çamur içinde, yüzünde yaralar oluşmuş ve Romen askerlerin kollarında gemiye getirildi. Yağcımız ayakta duramayacak şekilde içkili olduğunu da gördük.

Gemiye gelen subay bu gemicinin Fabrikada nöbet tutan bayan nöbetçilere sarkıntılık yaptığından ve fabrikaya zorla girip camları kırdığı için ifadesinin alınıp nezarete alınacağından bahsetti. Bende ne olursa olsun personelimi kurtarmak için bir takim tavizler ve özürler dileyerek işi halletmek istiyordum. Bu arada sarhoş olan yağcı "beni dipçikle dövdüler, gemi kaptanı olarak benim haklarımı korumalısın ki senin amirliğini görelim" diyerek bana tavrını gösteriyordu. Bende onu tutan askerler ve bizim personelin yardımıyla kamarasına kapattım kilitledim. Gelen subayı kamaramda ikna ederek, eğer mümkünse zabıt tutmamasını ve acente kanalı ile bu gemi adamını Türkiye'ye göndereceğimize ikramlarla ikna ettim. Askerlerin gemiden ayrılmalarından sonra bir heyetle yağcının kamarasında bulunan eşyaları araştırmaya başladık. Kamarasında bazı sol yayınlarından birkaç kitabi ile kesici ve kendine zarar verecek malzemeleri aldık. Kendisi ile dışarı çıkan arkadaşından olayı anlatmasını istedik.

Arkadaşı, bu yağcının sol görüşlerini benimsediğini ve bu inançla Komünist ülke olan Romanya'da kitaplarda okuduğu gibi herkesin eşit olacağını zannederek heyecanla dışarı çıkmış. Gemiden çıktıktan sonra bir kulübede üstü başı tam olmasa bile soyulup aranması onun ilk şoku olmuş, ikinci şokunu şehir merkezinde halkın sefilliği ve yiyecek kuyruklarını görünce yaşamış. Restorana gidip parası olana iyi hizmet ve istenilenin bulunamayışı da hayal kırıklığını perçinlediğinden, elindeki dövizlerle bol içki içmiş. Yanında bulunan arkadaşları ne kadar mani oldularsa da söz dinletememişler. Saatin 24.00’e yaklaşması üzerine gemiye getirmeye çalışmışlar ona da muvaffak olamadıklarından gemiye gelip durumu rapor etmişler. Yağcı geç vakit gemiye geliş yolu üzerindeki bir fabrikanın bekçi kulübesinde nöbet tutan kadınlara kapı camlarına vurarak taciz edince, nöbetçiler yetkililere haber vermiş. Kısa süre sonra 4 veya 5 asker başlarında komutanları gelip yağcıyı yakalamak isteyince korkmuş ve fabrikanın içinde
kovalamaca başlamış. Bunu yakalayan askerler onlara karşı geldiği için biraz hırpalamışlar.

Anlaşıldığı üzere bu gemi adamımız Komünizmin kitaplarda okuduğu gibi olmadığını ilk önce Köstence limanında ve sonrada burada görünce bunalıma girmiş. Ertesi gün ayılmasına rağmen kamarasına kapandı ve kimse ile konuşmadığı gibi yemek yememeğe başladı. Biz hepimiz telaşlandık ve durumu İstanbul'a İşletmeye bildirdik. Gemiden çekilmesini istedik. Bin bir zorluklarla acente kanalı ile Türkiye'ye gönderebildik.

Bu olay hepimize ders olacak nitelikteydi. Hepimiz ve bilhassa gençlerimiz okuduğumuz kitapların tesiri altında kalabiliriz. Komünizm kitaplarını yazanlar hiçbir zaman sosyalizmi şu anda yıkılan Komünist ülkelerdeki gibi uygulanacağını düşünmemiştir. Hiçbir ideoloji kitaplarda yazıldığı gibi uygulanmamaktır.

Biz gemiciler çok ülke gezdiğimizden diğer insanlardan daha şanslıyız. Büyüklerimiz "çok gezen mi yoksa çok okuyan mı çok bilir” sorusuna, tabii ki çok gezen cevabını vermişlerdir. Bu sebeple bir rejimi tam olarak incelemek ve iyi öğrenmesi için bu ülkelerde en fazla 15 gün yaşaması yeterli görüşündeyim. Gemilerimizde bu gibi olaylar mutlaka olmaktadır. Bilhassa gemi adamlarının çoğu mesleği olmayan, meslek liseleri haricinde ilk, orta ve lise mezunu gençlerimiz en kolay yol olarak Liman Başkanlıklarından temin ettikleri Gemi Adamları cüzdanı almışlardır. Aileler iş bulamayan evlatlarını denizde Kaptan ve Baş Mühendislere eti senin, kemiği benim prensibi ile teslim etmektedirler. Bazı problemli gemi adamları uzun seyirlerde gemi ve Armatör'e sorunlar çıkarmaktadır. Daha doğrusu gemi yöneticileri ayrıca psikolog olarak görev yapmaktadır.

Son söz olarak eski adıyla Y.D.O ve yeni adıyla İ.T.Ü. Denizcilik Fakültesi mezunları olarak yaptığımız görevlerin ne kadar zor ve kutsal olduğundan her zaman gurur duymaktayız.

Saygılarımla
Kaptan İlhan Özyurt

 

KurumsalNET Web Design